Hipertermi

Hipertermi

Tümör hücrelerinin yapısal farklılıkları, kanser tedavilerinde görülebilen başarısızlığının başlıca sebeplerinden biridir. Oysa Hipertermi Yönetimi bu dengeyi kanser hastaları lehine değiştirmiştir. Kanser hücre duvarının farklı yapısı nedeniyle kemoterapi ilaçları yeterince bu hücrelerin içine giremez. Kanser hücresinin kaotik damarsal yapısı nedeniyle kemoterapi ilaçları kanserli dokuya yeterince ulaşamaz. 

Diğer taraftan bir başka kanser tedavi yöntemi olan Radyoterapi, kanserli hücrelerde oksijen varlığında etkilidir. Kanserli hücreler oksijensiz ortamda bulundukları için radyoterapiye normal hücrelere göre 3 kat daha dirençlidirler. 

Ayrıca kanser hücrelerinin, normalden farklı elektriksel aktiviteleri ve asit ortamda bulunmaları nedeniyle immün sistem yeterince etkin değildir. Kanser hücrelerinin hücre duvarında bulunan pompalar aracılığı ile kanser hücresine giren kemoterapi ilaçları hücre dışına atılmaktadır. Kemoterapi ve radyoterapinin kanser hücrelerine verdiği zarar, kanser hücrelerince hızla onarılabilmektedir. 

Tümör dokusunun ısıtılmasıyla birlikte 39 0C den başlayarak tümör hücrelerinde değişiklikler görülür. Ortaya çıkan değişiklikleri şu başlıklar altında özetleyebiliriz; 

- Tümörün kan akımı artar: Bu artış sonucunda tümöre ulaşan kemoterapi ilacı miktarı da artar. 

- Tümör dokusunda oksijeneasyon yani oksijenlenme artar: Oksijenasyondaki artışın sağladığı en önemli yarar; RADYOTERAPİNİN, etkinliğinin artmasıdır. Radyoterapi etkinliğinde 2-5 kat arasında artış olur. Aynı zamanda oksijenasyonun artışıyla bazı kemoterapi ajanlarının etkinliği de artar. 

- DNA onarım enzimleri durdurulur: Kemoterapi ilaçlarının kanser dokusundaki en önemli etkileri DNA hasarı yapmalarıdır. Hastaya kemoterapi uygulandığında DNA hasarı oluşsa bile, hücreler bu hasarı onararak yaşamaya devam eder. Ancak normal hücreler hasar gördüğü için sadece yan etki görürsünüz. Hipertermi DNA hasarını onaran enzimleri durdurduğu için DNA onarımı yapılamaz. Böylece uygulanan kemoterapi çok daha etkinhale gelir. Bazı tümörlerde DNA onarımından sorumlu mekanizma en baştan itibaren çok çalışmaktadır ve uyguladığınız tedavilerin çoğunluğu başarısız olur. İşte bu tümörler ilaçlara dirençli olarak değerlendirilirken hipertermi uygulandığında ilaçlara cevap verir. 

- Tümöre karşı immün sistemin uyarılması: Isı karşısında protein kaybı başlayan tümör hücreleri bundan korunabilmek için ısıya dayanıklı proteinler sentezlemeye başlar. Bunun amacı, kendisini ısının etkisinden koruyabilmektir. Ancak immün sistemde yani bağışıklık sistemi de bu proteinleri yok etmeye programlanmıştır. Kanser hücresi ısıdan korunmak için protein yaparken bir anda insan vücudunun en elit askerleri olan "doğal öldürücü"lerin saldırısına uğrar. Bu saldırılar sonucunda immün sistemin alt grup askerleri de uyarılır ve immün sistem tümörü yok etmeye başlar. Bu yöntem ısıyla elde edilmiş doğal aşılama yöntemidir. 

- Hücre zarının ısınmasıyla hücre içine ilaç girişinin artması: Hücre zarları yağdan yapılmış ve oldukça sıkı bağlarla hücreyi korumakla görevlendirilmiştir. Ancak ortamdaki ısı artmaya başlayınca hücre duvarı sert dokusunu kaybederek daha jel kıvamına dönmeye başlar ve bağlar gevşediği için hücre içine tüm maddelerin özellikle de kanser ilaçlarının girişleri artar.

Hipertermi ve Kanser Türleri

Radyofrekans yöntemlerin gelişmesi ve tümör dokularının seçici olarak ısıtılabilmesi, kanser tedavisinde yeni bir dönem başlatmıştır. Radyofrekans yöntemle tümöre spesifik oluşturulan hipertermi kanser hastalarının ömürlerinde belirgin uzama sağlamıştır. Sarkom hastalarında radyoterapiye hiperterminin eklenmesiyle 2. yıldaki tümör kontrol oranı %12 den % 37 ye yükseltilmiştir. Bu 100 hastadan 25 inin hayatına tümörsüz olarak devam etmesi demektir. 

Melanoma da %28 den %46 ya, meme kanserinde tam cevap oranlarında %38 den %60 a, beyin tümörlü (Glioblastome multiforme) hastalarda 2 yıllık yaşam oranı %15 ten %31’ e, rahim ağzı kanserlerinde tümörün tamamen kaybolma oranı %57 den %83 e çıkmıştır. 

Hiperterminin radyoterapi ve kemoterapiye eklenmesi tedavi başarısını 2 kat düzeyinde arttırmıştır.

Lokal hipertermi yüzeyel veya derin yerleşimli tüm kanser türlerinde uygulanabilir. Bu noktada temel olan hastanın kanser tedavisinde, kemoterapi veya radyoterapinin hangi amaçla kullanıldığıdır. 

Lokal hiperterminin kullanıldığı hastalıklar; 

- Pankreas kanseri 

- Beyin kanserleri (Glioblastome multiforme) 

- Yumşak doku sarkomları 

- Cilt kanserleri 

- Mesane kanseri 

- Testis kanserleri 

- Akciğer kanseri 

- Baş-Boyun bölgesi tümörleri 

- Meme kanseri 

- Lenfomalar 

- Kolon kanseri 

- Malign melanom 

- Yumurtalık kanseri 

- Yemek borusu kanseri 

- Rahim ağzı kanseri 

- Mesotelioma 

- Karaciğer kanserleri 

- Prostat kanseri

Hipertermi Nasıl Uygulanır?

Teknolojik araştırmalara parelel olarak hipertermi tekniklerinde de belirgin gelişmeler sağlanmıştır. Günümüz teknolojisi ile sadece kanserli dokularda hipertermi oluşturulabilmektedir. 

Kliniğimizde lokal eksternal hipertermi ve tüm vücut hipertermi yöntemleri uygulanmaktadır. 

Lokal eksternal hipertermi Alman üretimi olan Celsius TCS ve tüm vücut hipertermi yine Alman üretimi olan Heckel-HT3000 cihazı ile yapılmaktadır. 

Hiperterminin kemoterapi ve radyoterapiye eklenmesiyle kanser tedavisinde belirgin başarılar elde edilmiştir. Elde edilen başarılı sonuçlardan sonra Avrupa, Amerika ve Japonya da bir çok üniversite, ısı tedavisi üzerine yoğun olarak çalışmalar başlatılmış, kürsüler kurulmuştur. 

- Hiperterminin tek başına uygulanması önerilmez. Kemoterapi ve/veya radyoterapiyle birlikte uygulandığında tüm tedavilerin etkinliği artar. 

- Hipertermi radyoterapinin etkinliğini %500’e kadar arttırır. 

- Kemoterapi ilaçlarının farklı etki mekanizmaları olduğu için kemoterapinin etkinliğinde de 2 ila 10 kat arasında artış sağlar. 

- Hiperterminin yan etkisi yoktur. 

- Hipertermi kemoterapinin ve radyoterapinin yan etkilerinde artışa neden olmaz. Çünkü hipertermi kemoterapi ve radyoterapinin etkinliğini sadece tümör dokusunda arttırır.

- Kemoterapi ve radyoterapi uygulamanın mümkün olmadığı durumlarda hipertermi yan etkisi olmaması ve sadece tümör dokusunda etkili olması nedeniyle uygulanabilir.